Şimdi gelelim Türkiyeli Kürtlere.
“Mademki siz kendinize biz Kürdüz dersüz, ben de buralara Kürdistan derum”.
1500 lü yıllar. Burası Çaldıran, Doğubeyazıt, İran sınırı boyu.
Ermeniler ve Kürtler Nuh ailesidir (İmran suresi 33.), seçilmiş ailedir, Dağın öğretileri onlar eliyle öğrenilir. Dağ Ermenilere göre dünyanın anası; Kürtlere göre Allahın gazabıdır. Ermenilere göre Gemi; Kürtlere göre Tufan esastır. Ermeniler nasihat, Kürtler müsibettir. Kürtler, Türklerden ziyade Ermenilerin kardeşidir, iddialı millettir, T.C. içinde zümre olarak kalamazlar.
1829 yılında bu iki unsura üçüncü unsur eklendi, Dağ devletleştirilerek, insanlığın dağı oldu (Devlet otoritesi çıkılamaz, “Resmi Görüş”tür, hukukun istinadıdır, çelişkilidir, kendini inkar eder ama tashih edilip düzeltilecektir. Dağ insanlığın dağıdır).
Hoşap Kalesi, Van Kalesi, Isak Paşa Sarayı. Van – Erivan – Nachçivan ekseninde, Kürtlerin Ermenistan Nahcivan arası (Tufan Gemiyi aşmamalı) bir yurtları (mekanları) olması gerekir. Kürtler orada kendi üniversitelerini kurabilir, özgün kimliklerini geliştirebilirler. Türk – Kürt kimlik çatışması önlenir. Kuzey Kıbrıs, Kuzey Irak, Nahçivan özerk bölgesi benzeri bir çözüm.
Tehcir kanunu ile Kürtler sınırlarını Ermenilerden boşaltılan topraklara genişletmiş; Ohal kanunu ile Süryaniler sürülmüş, Kürtler sınırlarını Güneydoğuyu da kapsayacak şekilde genişletmişlerdir.
Devlet aracılığı ile sistemli olarak Kürtler lehine etnik temizlik yapılan bu bölgeler Kürdistan coğrafyası sayılırsa kirli barış olur ve zaten yürümez. Devlet çok fazla Kürtlerin yönlendirmesindedir, onurlu devlet olamamıştır. Türk – Kürt kardeşliği tezi üzerlerine anayasa yapmak, düzen oturtmak mümkün değildir.
Kürtler kendi bölgeleride, kendi bayrakları altında, kendi kimliklerini oluşturarak, kendi ayakları üstünde durabilen millet olabilirler.
Barış içinde ayrılmayı konuşalım.
Bu yazı yok hükmündedir. Masal okudum kabul edin. Ben 30 sene önce bu nafile mücadeleyi verdim. Belki 10 sene sonra, toplumun bütün kesimleri travmalar geçirdikten nice zaman sonra, kardeşlik tezinin nafile çaba olduğu görülecektir. Çünkü bu çabada Ararat'ta turizm yapma imkanının İ si yok. Ne demekse?
İnsan onuru, mülkiyet, konut, aile kutsanmıştır, kutsaldır, mahremdir, dokunulamaz. Devlet vatandaşın onurunu, mülkünü, mahramiyetini korumakla mükelleftir.
Ararat'ın kafasında yazılıdır, “İnsanlığın Anayasa”sıdır...