Kürt sorunu ancak turizm ile çözülebilir, başka da çözümü yok. Eğer çözüm aranıyor ise sorunun çözümü turizmdedir.
1829 yılında dünyanın kaderini değiştiren bir olay yaşandı. Litvanyalı bir profesör Ararat'ın tepesine bir tabela dikti. Bu tabela ile var olan inanç değiştirildi komunizm (devletcilik) ideolojisine dömüştürüldü. Komunizm çöktü ancak inançta aslına dönülemedi. Halen dünyanın kaderini Litvanyalı Profesörün diktiği tabela belirliyor. Litvanyalı Profesörün ideolojisi “resmi görüş” olarak en etkin şekilde dünyaya hükmediyor.
Nasıl mı?
1982 yılında Ağrı Dağı turizme açıldı.
Genel Kurmay Başkanlığı izin verdi. Resmi protokol yayınlandı. Turistler tam tekmil kimlik bilgileriyle müraccat edip izin alacak, Protokol Genel Kurmay, MİT, İçişleri ve Dişişleri bakanlıklıkarı koordinayonu ile yürütülecekti.
Turizmci idim, var gücümle çalıştım. 5 yıl sonra protokol, 5 bakanlık, 7 kurum ve kuruluşun katıldığı 170 imza gerektiren muazzam bir bürokratik kaosa dönüştü. Bir turistin Ağrı Dağına çıkmaksı için 5 bakanlık, Genelkurmay, MİT, Valilik, Kaymakamlık her makamdan tek tek alınması gereken 170 imza. Yaptığımız işin turizm ile alakası yoktu.
10 yıl içinde turizm kaosa, kabusa, teröre dönüştü.
Turizm çöktü ama neden çöktüğü, sistemin neden işlemediği, işliyemeyeceği kimseyi ilgilendirmedi.
Bugüne gelelim. Anayasa Komisyonuna üyelerine yazdım ve kitap gönderdim:
1982 nin şartları ve o günlerin inançlarıyla, askeri bir protokol yapıldı ve uygulandı. Üstüne basarak tekrar ediyorum: Yapıldı ve uygulandı. Söz konusu protokol kitabın 136 -143. sayfalarında verilmiştir. Bugün sivil irade, halen yürürlükte olan, yürüyeceğine inanılan ve dayatılan, o askeri protokolün yerine nasıl bir düzenleme getirip yasallaştırabilecektir?
Anayasa Komisyonunda Kürt millet vekilleri de var. Yazıyı ve kitabı üyelerin hepsine gönderdim. Kürt millet vekilleri o protokolün yerine ne önerebilir?
Ne Anayasa Komisyonunun, ne de Kürtlerin, ne turizm ne de “Sivil Anayasa” konusunda üretebileceği çözüm yok. Çünkü “resmi görüş” veya resmi ideolojinin karşıtı sivil görüş, sivil ideoloji diye bir kavram bir inanç yok.
Ararat'ta birbirini takip eden 3 tane peygamber var (Masis Ermenilerin, Ağrı Kürtlerin, Ararat insanlığın dağıdır).
Hz. Nuh
Hz. Yakup (Hl. Hagop, Jacob)
Prof. Parrot (Johann Jacob Friedrich Parrot).
Bu peygamberlerin insanlığa mesajları var. Bu mesajlar bugün Ararat'ın turizme açılması ile ortaya çıkabilecektir.
Devlet dayatması ve veya Kürt dayatması ile sorunun çözümü mümkün değildir. Kimin ne dediği yani sorunun çözümü turizm ile mümkündür.
Bu sene, bir yıl sonra veya 5 yıl sonra, 50 yıl sonra veya 150 yıl sonra, bütün yolların denenip olmadığı görüldükten sonra ortak akıl bunu görecek Dağı dağın kuralları ile turizme açacaktır.