Ararat'ın İtibarı
23 Mart 2017 Perşembe
12 Nisan 2016 Salı
KÜRTLER AYRILSIN
İstanbul, 26.03.2016
Ahmet
Davutoğlu @Ahmet_Davutoglu
Medeniyetimizin biblo şehri Mardin'e bugünkü coşkusu için teşekkürler. Ebedi kardeşliğimizi bozmak isteyenlere cevabı Mardinliler verdi. (05.02.16)
Medeniyetimizin biblo şehri Mardin'e bugünkü coşkusu için teşekkürler. Ebedi kardeşliğimizi bozmak isteyenlere cevabı Mardinliler verdi. (05.02.16)
Sayın Başbakanım,
yukardaki twitinize cevap
yazıp açıklama göndereceğimi belirtmiştim.
1 - KÜRTLER KARDEŞİMİZ
DEĞİL
Doğu Anadoluda
sıkıyönetim vardı. Güneydoğuda Süryaniler, farklı kültürdeki
Kürtler gibi teröre tamamen karşı olan vatandaşlarımız
yaşardı. 1987 de Güneydoğu illeri Ohal kapsamına alındı. Ohal
ile Güneydoğu savaş sahası oldu, terör şahlandı. Süryaniler
buharlaştı. Süryani şehri Mardin birkaç yılda Kürt şehri
oldu. Birleşmiş Milletler Göçmen Bürosu o zamaki Hollandalı
Başkanı, Avrupa'ya sığınan Süryaniler için “1 milyon 300
bin göçmen, bu çok fazla” diyordu.
Devlet, bayrağı
altındaki vatandaşının canını, mülkünü korumadı. Devlet
alet oldu Güneydoğuda etnik temizlik yapıldı. Bugün Başbakan
binlerce yıllık Süryani şehrini Kürt şehri ve medeniyeti ilan
ediyor.
Süryani varlığı,
mülkü, medeniyeti inkar ediliyor, Kürtlere mal ediliyor. Süryani
inkarı ile, devletin güvenirliği, hukuk, adalet de inkar ediliyor.
Ya da 30 yıllık tarih bile bilinmiyor.
Ermeniler Osmanlı Tebası
idi. Ermeniler Osmanlının “Sadık Teba”sı idi. Ermeniler ve
Türkler kardeş idi. Kurtuluş'ta, Şişli'de Türk – Ermeni
Kardeşliği Anıtları vardı.
“Çar Nikola'nın
emirlerine sadık ol. General Paskeviç silahının gücü ile bu
kutsal yeri mülkiyetine almıştır. Yıl 1826” (Prof. Parrot).
“Ahura tamamen imha oldu, kökü kazındı” (Prof. Abich 1844).
İnanç değişti, komunizm (devletçilik) din oldu.
Ararat'ta bir birini takib
eden üç tane peygamber var. Bunlardan biri Prof. Parrot.
Terör tamamen imha
edilip, kökünün kazınacağı inancı Prof. Parrot inancıdır.
1982 yılında Ağrı Dağı
turizme açıldı. Devlet ile adı konulamaz bir savaş yaşadık.
İki cümle ile
özetliyorum: Dağın çıkılacağı inandırıldı, çıkılamayacağı
dayatıldı, kabul ettirildi. Devletin Peygamberi böyle inandı ve
inandırdı.
Prof. Parrot “Anayasa
Plaketi”ni Erivan'dan görülebilecek bir yere dikti. Binbaşı
Cevdet Sunay “Flama”sını Doğubeyazıt'tan görülebilecek bir
yere dikti. İnsan onuru çıkılmıştır, devlet otoritesi
çıkılamaz.
Çıktım, çıkılamaz
paradokstur, kendi kendini inkar ve iptal ediyor. Parrot Paradosu ile
Sovyetler Birliği mümkün olmadı, kendini iptal etti. Parrot
Paradoksu ile Ağrı Dağında turizm mümkün olmadı. Avrupa
Birliği mümkün değil.
AB de krizler söz konusu
bile değildi. O zamanlar yazdım. Avrupa Birliği, Sovyetler
Birliğinin yeni bir versiyonudur. Almanya'nın başı çektiği
Avrupa Birliği arkasında yıkıntılar, travmalar bırakarak
Sovyetler Birliği gibi dağılacaktır. Prof. Parrot Rus-Almanıdır.
Kitap Berlin'de bir kurul tarafından yazılmıştır. Alman hukuk
sistemi Parrot çıkışını “Resmi Çıkış” kabul eder.
Peygamber aynı peygamber, inanç aynı inançtır. Dün Rusların
zorla yaptığını bugün Almanlar rüşvetle yapıyor. 10 milyonluk
ülkeye 10 yılda 90 milyar Euro hibe, 240 milyar Euro kredi
veriliyor, o ülke iflas ediyor. AB normları iyi ise neden üste
para veriyorlar. O normlar iyi ise biz onlara para verir o normları
alırız. Burayı daha fazla izaha gerek yok.
Şunu düşünün, kendi
inancımız. 1982 yılında askerler bir prokol yayınladı.
Turistler kimliklerini önceden bildirecektir. Dağa guruplar halinde
çıkılacaktır. Başlarında Türk rehber olacaktır. Doğubeyazıt
yüzünde bir rotadan çıkılacaktır. Resim çekmek, yerli halk ile
ilişki kutmak yasaktır vs protokol uzun. Genelkurmay, MIT,
İçişleri, Dışişleri, Turizm, Spor Bakanlıkları temsicileri
her yıl toplanır, protol değişen günün koşullarına uyarlanır,
yeni protokol yayınlanırdı. Valilikler, Kaymakamlıklar,
Jandarma.. Bir turistin dağa çıkması için 170 makamın imzası
onayı gerekirdi. Devletin bütün kurumlarının karıştığı
muhteşem bir ptotokol. Aradan 35 yıl geçti. Şimdi sivil
otoritenin bu protokolün yerine başka bir kural getirmesi gerekir.
Getiremez.
Yukardaki protokolün
yerine konabilecek protokolün tüm mefhumları inkar edilmiş, yok
edilmiş, kökü kazınmış. Yukardaki protokolün aslı, orjinali
bilinmiyor.
Dün Kürt yok idi, bugün
kardeşimiz. Dün Askeri idare terörün kökünü kazıyordu, bugün
sivil idare terörün kökünü kazıyor.
Ararat hakkında yazılmış
pek çok kitap var. İki tanesi önemli, ekli.
2- KÜRTLER AYRILMALI.
Erivan. Nachcivan. Van.
Isak Paşa Sarayı, Hoşap
Kalesi, Van Gölünün doğusu.
Kürtler Van merkezli bir
devlet kursun. Kürtlere Ermenistan büyüklüğünde toprak
ayrılsın. Kürtlerin kendilerine ait mekanları, anayurtları
olmalıdır. Ahirette iman, dünyada mekan.
Güneydoğu Kürt
coğrafyası değildir. Doğu Anadolunun tamamı da Kürt coğrafyası
değildir. Hoşap Kalesinin güneyinde farklı kültürdeki Kürtler
yaşar. Bizim Kürtlerin arabaları siyahtır. Barzani'nin Kürtleri
siyah arabaya binmez, arabaları beyazdır. Kuzey Kürtleri ile Güney
Kürtleri siyah ile beyaz kadar birbirinden farklıdır. Kürtlerin
birleşmeleri ve bir devlet olmaları Türklerin Turancılık hayali
gibi ütopyadır.
3 – ARARAT TURİZME
AÇILMALI
Ermeniler ile Kürtler
kardeştir.
Ermeniler Nuh Ailesidir,
seçilmiş halktır (Kürtler biz de Nuh ailesiyiz diyor). Allah Nuh
Ailesini... seçti alemlere üstün kıldı (İmran suresi 33. ayet).
“Gemi” onlara verildi. Misyonları var.
Ermeniler Nuhun Gemisine,
Kürtler Nuh Tufanına inanır.
Ararat Ulvi kanundur,
insanlığın anayasasıdır.
Alman Anayasası'nın
birinci maddesi “Ulvi Kanun”un en güzel ifadesidir (mealidir).
Almanya'da mülkiyet devlettedir. Yani birinci madde soyut, yani
geçersizdir.
Bir general talimat
veriyor, bir profesör dağa çıkıyor. Profesör kitap yazıyor ve
dünyaya ilan ediyor. 1829 yılında, 29 Eylül günü saat üçü
çeyrek geçe zirveye çıktım.
Prof. Parrot dağa çıkmış.
Ermenistan bilinmiyor, demir perde. Kürt yok. Dağın çıkılamayacağı
batıl inanç... Prof. Parrot'a bütün benliğimle inandım. Turizm
yaptığımıza inandım. Var gücümle çalıştım. Devletin
kurumları birbirleryle yarıştı. Ağrı Dağı'na turist geliyor,
turizm bakanlığı protokol toplantılarına katılmalıdır. Ağrı
Dağına gelen turist dağcıdır, dağcılık spordur, spor
bakanlığı protokol toplantılarında yer almalıdır. Ağrı
Valiliği katılıyor, Iğdır Valiliği de katılmalıdır. Devletin
güvenliği söz konusu Genelkurmay, İçişleri bakanlığı zaten
en başta. Nafile uğraş. Çıktım çıkılamaz mantık hatası,
açmaz, tezat, paradoks. Mümkün değil. İnsan onuru çıkılmıştır,
devlet otoritesi çıklamaz mümkün değil.
Kitap yazdım. Dünyaya
ilan ettim. Ararat'ın itibarı insanlığın itibarıdır, iade
edilmek zorundadır.
Ararat Kabeye eşdeğer
bir kabedir. Geminin öğretileri var. Dağın insanlığa mesajları
var. İnsanların öğrenme ihitiyaçları için Geminin parçası
veriliyor.
1992 de arkadaşımız
Doğubeyazıt'ta vuruldu. 1982 de başlayan ideolojik turizm, 10
yılda kaosa, sonra teröre dönüştü, 1992 de bitti.
“Ağrı Dağı
Protokolü” 2006 da güncellenmiş. Metin internette var.
Güzel. 1982 askeri
Protokolü sivil otorite tarafından ele alınmış, yeniden
düzenlenmiş, ilan edilmiş. Sn. Başbakan, 2006 sizin iktidarınız,
protokolü siz hazırlamışsınız, protokol bakan adına imzalı.
Hangi bakan? Sivil otoritenin protokol hazırlamak değil, protokolün
varlığından haberi yok.
Kürtlerin yok
farzedilmeleri veya kardeş, veya Türkiyeli kabul edilmeleri
farketmiyor. Anayasanın istinadı Ağrı Dağı kabul ediliyor. Ağrı
Dağı anayasanın istinadı olamıyor. Ağrı negatif bir kelimedir,
öğretisi yoktur. Ağrı Kürtlerin dağıdır, diğer ırkları
kapsamıyor. Anayasa yapılabilmesi için Kürtlerin ayrılması
gerekiyor.
Tümden yeni bir anayasa
yapacak bir organın yetkilerini sınırlayan bir pozitif hukuk
kuralı mevcut değildir. TÜSİAD böyle ifade etmiş. Tümden yeni
bir anayasa Ararat'ın itibarının resmen iadesi ile mümkün.
Kürtlere göre anayasa
devamlı günün koşullarına uydurulan, işlemesi mümkün olmayan
Ağrı Dağı protokolüdür.
Dağ Kürtlerin (Ağrı)
dağı, Dağ Ermenilerin (Masis), Azerilerin (Eravrat) (Azeriler,
Ermeniler ve Kürtler gibi dağın kutsiyetine inanırlar, aynı
sebepten -dağın sahipliği- Ermeniler ve Kürtleri hazzetmezler.)
dağ Rusların, Almanların, Türklerin, dağ insanlığın dağı.
Dağ insan onurunun, anayasanın istinadı. Filin tamamını görmek
lazım.
Prof. Parrot diyorki, bir
Ermeni eliyle yapıp oraya koymuş gibi orda Nuhun Gemisi olduğuna
inanıyor. Yani Gemi yok. Parrot'un kitabında satır aralarında bir
cümle bu. Gemi yok, Allah yok demeye kadar gidiyor.
Dağın kutsiyeti bir çok
şekilde vurgulanıyor. Prof. Parrot inançsız peygamber değil.
Geminin insanlığın gemisi olduğu da Prof. Parrot eliyle dünyaya
mal oluyor.
Bi tarihte, bir
beyanatınızda, SB dağıldı, her hangi bir sonuç bildirgesi vs bi
şey yayınlanmadı demiştiniz. Doğru. Ararat'ın itibarını
Ruslar iade etmeleri lazım. Prof. Parrot Rus -Almanı, Rus
İmparatorluğu Devlet Danışmanıdır (Anayasa Profesörü). Bugün
Parrot hukuku, geçerliliğini aynen koruyor. Ruslar St. Petersburg
gibi Ararat'ın itibarını iade edip bu kutsal dağ bizim diyebilir.
Bu defa gerçekten dünyanın tek hakimi olurlar.
Sayın Başbakanım,
vesayet anayasası kavramınız, insan odaklı anayasa yapma
gayretleriniz, Dağı tanıyın, yaparsınız.
Saygılarımla,
Mustafa Bilgili
Ekler:
Journey to Ararat, New
York, 1855 (Orjinali, Reise zum Ararat. Prof. Parrot, Berlin, 1834)
Türkiye'nin doğusunda
Gemiyi ara, Ararat'ın İtibarı, Mustafa Bilgili, İstanbul, 2009
Sn. Cumhurbaşkanına
yazı.
23 Haziran 2013 Pazar
2 PENNY
Lütfen dikkat: İstasyon ve
araçlarımızda sigara içmek kesinlikle yasaktır.
Lütfen dikkat; Sarı
çizgiyi geçmeyiniz.
Lütfen dikkat: Orta
kısımlara ilerleyiniz, lütfen dikkat kapılara yanaşınız,
ceplerinize dikkat ediniz, isytasyon görevlilerine bildiriniz,
inmeleri gerekmektedir, binmeleri gerekmektedir. Lütfen dikkat, Lütfen
dikkat. 8 istasyonluk yolda 20 kusur emir talimat...
Telefonum çalıyor, alel
acele bulup açıyorum. Arayan bir bant kaydı; Bilmem ne satcısı
bilmem neyin reklamını yapıyor. Kimsenin beni böyle taciz etmeye
hakkı yok. Bunu birisine söyleyebilmem lazım. Özel hayatım
korunmalı, özel telefonum istemim dışında kullanılamamalı.
Kime şikayet edebilirim. Arayan Sağlık Bakanlığı Sigarayı
Bıraktırma Hattı.
Sigara içmiyorum, sarı
çizgiyi geçmiyorum. Orta kısma yanaşmam gerekiyorsa görüyorum.
Anaokuluna giden bebe değilim, nerede inmem, neye binmem gerektiğini
biliyorum.
Yeteeeeer. Yeter...
Taciz ediyorsunuz.
Allah aşkına kesin artık
şunu.
Taksim benim için bu demek.
Taciz ediyorsunuz.
Yeter.
İstasyon ve araçlar AKP
ikdidarının malı değildir, halkın vergileri ile yapılmış,
halkın malıdır. Araçlarda değil, “Araçlarımızda” sigara
içmek yasaktır. O kadarda naziklerki inanılmaz. Tramvay kırmızı
ışıkta duruyor, anons ediliyor: Sinyalimiz kapalı olduğundan
durmaktayız, gecikmeden dolayı özür dileriz.
Arkadaşınıza bir şey
söyüyorsunuz, söyleyemezsiniz, o an bişey düşünüyorsunuz
düşünemezsiniz. Dan ding don anons yapılacağının uyarı sesi:
Kırmızı yanıyor özür dileriz. Var mı böyle bişey?
Çapulcular iş başına gelmiş ne oldum delisi olmuş.
İstasyona
bir yerden bir yere gitmek için gidiyorum, emir talimat almaya, vaaz
dinlemeye değil. Kulak tırmalayan dangırtı sesinden, ardı
arkası gelmeyen emir ve talimatlardan gına geldim.
Istanbul
Ulaşıma yazdım, anonsların rahatsız edici olduğunu bildirdim.
Anonsları daha da artırdılar.
Amerikan Özgürlük savaşı
2 Penny lik zam yüzünden başladı, Amerika'nın özgürleşmesi
ve Amerikan Özgürlük Bildirgesi'nin yayınlanması ile sonuçlandı.
Amerikan Özgürlük hareketinden bir kaç yıl sonra Avrupa'da
Fransız İhtilali oldu.
Taksim olayları bir tek
şekilde durabilir. “Taksim Özgürlük Bildirgesi” yayınlanması
ile.
Sn. Başbakan buyursun,
Taksim olaylarını fırsata çevirsin.
İki ayyaşın yaptığı
anayasanın yerine kendi yaptığı anayasayı Taksim'de ilan etsin.
“Islamiyet benim yaşam
biçimim” Bir zamanlar birey hak ve özgürlükleri ile karşıma
gelen Tayyip Erdoğan'a oyumu verdim. Sn. Başbakan o gün kendisine
yapılmasını istemediği şeyleri bugün başkalarına yapmasın.
Fatih 600 yıl önce ferman
buyurmuş:
“Tebaam dilinde, dininde,
yaşam biçiminde özgürdür”
Fatih Fermanının açılımı
olan bir anayasa ilan edilsin.
Alman Anayasasının birinci
maddesinin içini dolduran bir anayasa ilan edilsin. (*)
Yaptığı anayasayı
milletce okuyalım inceleyelim katkı verelim, onaylayalım.
Lütfen dikkat: Halkın
birikmiş rahatsızlıklarını, bunlar camide içki içiyorlar vs
biçimlerde din düşmanlığı gibi göstermek tehlikeli ve
yasaktır.
(*) “İnsanın
onur ve haysiyeti dokunulmazdır. Tüm devlet erki ona saygı
göstermek ve onu korumakla yükümlüdür”
14 Haziran 2013 Cuma
YÜZDE 99 MÜSLÜMAN ÜLKE
Hz. Muhammed akar su ile
yiykanmayı emretmiş.
Hz. İsa çaput parçasıyla
silinmeyi buyurmuş.
Taharet musluğundan suyu
açar, tuvalet kağıdı ile kurulanıp çıkarız.
Çok eşlilik Hz. Muhammed
öğretisidir
Tek eşlilik Hz. Nuh
öğretisidir.
Namazımız, niyazımız,
orucumuz, haccımız Hz. Muhammed öğretilerine göredir.
Ancak evlilikte Hz. Nuh
öğretisi olan tek eşlilik yasaldır.
Şeriat Hz. Muhammed
öğretisinin devlet düzenidir.
Laiklik Hz. Nuh öğretilerine
dayanır.
1829 da dağ devletleştirip
mülkiyet inkar edilmiş, böylece laiklik dinsizlikle özdeşmiş
ise de aslı “İnsan Onuru” dur, “Tanrı buyruğudur”, Ulvi
bir kanuna bağlıdır (1).
“Ahirette iman dünyada
mekan.”
Laiklik “ insan onurudur”,
dünyada mekandır “Mülk adaletin temelidir”.
Sn. Başbakan'ın bir
zamanlar “İslamiyet benim yaşam biçimimdir” beyanı, kendi
inancıdır, saygı duyulması gerekir, saygı değerdir. Sn.
Başbakan'ın bir kaç hafta önce söylediği “Türkiye Yüzde 99
müslüman ülkedir” Taraflı bir görüştür, adalet sağlamaz.
(2)
Yüzde 99 müslümanın
yüzde kaçı sunni, yüzde kaçı alevidir?
Hangi cemaatin iradesi
Sunnilerin çoğunluğunu temsil ediyor?
Diğer cemaatlerin, diğer
meshep veya inançların hakkı hukuku bu düzenin neresindedir?
Türkiye Laiktir, vatandaş
hukuku yasaldır.
Devlet vatandaşının
dinine, ırkına kökenne bakmaksızın insan onurunu, mülkümü
mahremiyetini korumakla mükelleftir.
T.C. nin başbakanı laik ve
insan hak ve hürriyetlerine saygılı olmak zorundadır.
...ve kutubihi, ve
resulihi...
(1) “.......melek,
insanların öğrenme ihtiyacına karşılık Gemi'nin parçasını
verir......” Burası ülkemize bir
kabedir.
Türkiye, Ağrıdağı'nda
“İdeolojik Turizm”i denedi. Belki 10 belki 50 yıl daha sonra
“İnsan Onuru” nun istinadı insanlığın ziyaretine
açılabilecek, tüm insanlığın kabesi olacaktır.
(2) Tehcir kanunu ile
Ermeniler, 6-7 Eylül olayları ile Rumlar, Ohal kanunu ile
Süryaniler sürülmüştür. Devlet bayrağı altında bulunduğu,
kimlik verdiği vatandaşlarının hakkını hukukunu korumamış,
koruyamamıştır. Devlet halen onurlu ve adil devlet olamamıştır.
26 Nisan 2013 Cuma
KÜRTLER VE KÜRDİSTAN -2
Şimdi gelelim Türkiyeli Kürtlere.
“Mademki siz kendinize biz Kürdüz dersüz, ben de buralara Kürdistan derum”.
1500 lü yıllar. Burası Çaldıran, Doğubeyazıt, İran sınırı boyu.
Ermeniler ve Kürtler Nuh ailesidir (İmran suresi 33.), seçilmiş ailedir, Dağın öğretileri onlar eliyle öğrenilir. Dağ Ermenilere göre dünyanın anası; Kürtlere göre Allahın gazabıdır. Ermenilere göre Gemi; Kürtlere göre Tufan esastır. Ermeniler nasihat, Kürtler müsibettir. Kürtler, Türklerden ziyade Ermenilerin kardeşidir, iddialı millettir, T.C. içinde zümre olarak kalamazlar.
1829 yılında bu iki unsura üçüncü unsur eklendi, Dağ devletleştirilerek, insanlığın dağı oldu (Devlet otoritesi çıkılamaz, “Resmi Görüş”tür, hukukun istinadıdır, çelişkilidir, kendini inkar eder ama tashih edilip düzeltilecektir. Dağ insanlığın dağıdır).
Hoşap Kalesi, Van Kalesi, Isak Paşa Sarayı. Van – Erivan – Nachçivan ekseninde, Kürtlerin Ermenistan Nahcivan arası (Tufan Gemiyi aşmamalı) bir yurtları (mekanları) olması gerekir. Kürtler orada kendi üniversitelerini kurabilir, özgün kimliklerini geliştirebilirler. Türk – Kürt kimlik çatışması önlenir. Kuzey Kıbrıs, Kuzey Irak, Nahçivan özerk bölgesi benzeri bir çözüm.
Tehcir kanunu ile Kürtler sınırlarını Ermenilerden boşaltılan topraklara genişletmiş; Ohal kanunu ile Süryaniler sürülmüş, Kürtler sınırlarını Güneydoğuyu da kapsayacak şekilde genişletmişlerdir.
Devlet aracılığı ile sistemli olarak Kürtler lehine etnik temizlik yapılan bu bölgeler Kürdistan coğrafyası sayılırsa kirli barış olur ve zaten yürümez. Devlet çok fazla Kürtlerin yönlendirmesindedir, onurlu devlet olamamıştır. Türk – Kürt kardeşliği tezi üzerlerine anayasa yapmak, düzen oturtmak mümkün değildir.
Kürtler kendi bölgeleride, kendi bayrakları altında, kendi kimliklerini oluşturarak, kendi ayakları üstünde durabilen millet olabilirler.
Barış içinde ayrılmayı konuşalım.
Bu yazı yok hükmündedir. Masal okudum kabul edin. Ben 30 sene önce bu nafile mücadeleyi verdim. Belki 10 sene sonra, toplumun bütün kesimleri travmalar geçirdikten nice zaman sonra, kardeşlik tezinin nafile çaba olduğu görülecektir. Çünkü bu çabada Ararat'ta turizm yapma imkanının İ si yok. Ne demekse?
İnsan onuru, mülkiyet, konut, aile kutsanmıştır, kutsaldır, mahremdir, dokunulamaz. Devlet vatandaşın onurunu, mülkünü, mahramiyetini korumakla mükelleftir.
Ararat'ın kafasında yazılıdır, “İnsanlığın Anayasa”sıdır...
25 Nisan 2013 Perşembe
KÜRTLER VE KÜRDİSTAN -1
Öncelikle belirtelim iki farklı Kürdistan var.
“Mademki siz kendinize biz Kürdüz dersüz, ben de buralara Kürdistan derum”.
Birisi, Yavuz Sultan Selim Han'ın betimlediği, Türkiyeli Kürtlerin Kürdistan dediği topraklar; Diğeri, 36. paralelin kuzeyi, Barzani'nin Kürdistanı.
Bu iki Kürdistan'ın Kürtleri siyah ile beyaz kadar bir birinden farklıdır. Bu yalnızca bir benzetme değildir, gerçekten öyledir. Kuzey Iraklı Kürtlerin arabaları beyazdır. Türkiyeli Kürtler ise beyaz arabaya binmez, arabaları siyahtır. İki ayrı peygamberin öğretileri söz konusudur. Iraklıların Gemisi Reşko'da (Galyaşin - Nur Buzulu, Galyanu – Nuh Buzulu), Türkiyelilerinki Ağrı'dadır. Kuzey Irak Kürtleri de bi bakıma Anadolu kökenli sayılırlar (Sn. Talabani'nin emekli olunca Istanbul'da yaşamak istiyorum demesi Kalhedon -Kadıköy- bağlantısının bir tezahürü olmalıdır. Buraları çok açmaya gerek yok, zaten konumuz Irak Kürtleri değil).
Bu iki Kürdistan'ın birleşmesi bir zamanlar Türklerin “Turan”cılığı gibi bir ütopyadır. Yani, “Büyük Kürdistan” teorilerinin istinadı yoktur. Her birini kendi içinde değerlendirmek lazım. Bazı ortak değerleri var tabii, Türkler ile Azerilerin veya Türkmenlerin de var. Dilleri İndo-German dil gurubu kökenlidir. Kürtçe ile Almanca aynı dil gurubundandır, Türkçe ile Macarca ve Japoncanın ayni dil gurubundan olduğu gibi. İkisi de kendi bölgelerine Kürdistan diyor vesaire.
K. Irak Kürtleri Türkiyeli Kürtlere göre her bakımdan çok öndeler ve K.Irak'ta Kürdistan özlemi had safhadadır. Kısacası, Iraklı Kürtler devlet olup Kürdistan kelimesini uluslar arası camiada kendi üzerlerine tescil edecek gibi gözüküyorlar.
Şimdi gelelim Türkiyeli Kürtlere.
Bu kısmı gelecek yazıya bırakalım, yazı çok uzun olmasın.
21 Nisan 2013 Pazar
RADYO ERİVAN
Soru: Amerika’da cüce var mı?
R.E. Var ama bizimkiler daha büyük.
Soru: Amerika’da herkesin arabası varmış, doğru mu?
R.E. Var ama bizim park yerimiz daha çok.
Soru: Erkeklerin çocuğu olur mu?
R.E. Olmaz ama insanlar bunu hep deniyor.
Almanya’da yayınlanmış Ermenileri horlayan, bu takım kitaplar vardır. İnternette, Radio Eriwan diye aratırsanız “Fragen an Radio Eriwan, Eriwan Witze” vs başlıklar altında, Laz fıkraları gibi anonim üretilmiş, pek çok materyal bulabilirsiniz.
Ermeniler ile Türklerin, Kürtlerin, Azerilerin ortak tarihleri vardır, dostluklarının veya sürtüşmelerinin olması doğaldır. Fakat Almanya nere, Ermenistan nere? Almanların Ermenilerden alıp veremediği nedir?
Yıl 1829, Rus Almanı Prof. Parrot Ararat çıkılmıştır diyor. Ermeniler Nuhun Dağının çıkılmazlığına inanıyor. Ermeni okulları kapatılıyor, Ermenice yasaklanıyor. Tarihin karanlık yüzü; komünizm inanç olmuştur. Klavuz Alman profesörler…
70-80 yıl sonra, benzer şeyler dağın bu tarafında oluyor. Tehciri İttihatçılara Almanlar empoze ediyor. O tarihlerde Osmanlı genelkurmayı Alman paşaların elinde. Yiğit Bulut bir programında değindi, tehcirde bütün belgelerin altında Alman paşaların imzası var. Tehcirin fikir babası, tehcir kararını aldıran ve uygulayan Almanlardır.
Ülkemizde dağcılığa meraklı 3-5 kişi Prof. Parrot'u Dağa ilk çıkan kişi olarak bilir. Bunun dışında ülkemizde Parrot'un kitabı ve kim olduğu bilinmez. Oysa Prof. Parrot devletçiliğin paygamberidir. Komünizm, devletcilik, yeni versiyonu ile Avrupa Birliği ideolojileri, Prof. Parrot inancına dayanır, Alman patentlidir. Bizdeki adıyla Devletçilik “Resmi Görüş” çelişkilidir, hukuk oturmaz, devlet kendini fesheder. T.C. nin bekası yoktur.
1829 insanlık tarihinde dönüm noktasıdır.
Almanların Ermenilerden alıp veremediği nedir? Biraz anlaşılıyor mu, bilmiyorum.
Gariptir. Komünizmin mucidi ve Avrupa Birliği ile halen en büyük uygulayıcısı olan Almanlar, Ermenilerin şahsında komünizmi ti ye alarak komünizmin mucidi ve savunucusu Ermeniler olduğunu sanırlar.
Radio Eriwan’a bi göz atın, parlak espriler de bulabilirsiniz.
Soru: Şimdi, Rus vatandaşlarının ev eşyalarını internetten ısmalayabildikleri doğru mu?
R.E. Doğru, teslimat da internetten yapılıyor.
R.E. Var ama bizimkiler daha büyük.
Soru: Amerika’da herkesin arabası varmış, doğru mu?
R.E. Var ama bizim park yerimiz daha çok.
Soru: Erkeklerin çocuğu olur mu?
R.E. Olmaz ama insanlar bunu hep deniyor.
Almanya’da yayınlanmış Ermenileri horlayan, bu takım kitaplar vardır. İnternette, Radio Eriwan diye aratırsanız “Fragen an Radio Eriwan, Eriwan Witze” vs başlıklar altında, Laz fıkraları gibi anonim üretilmiş, pek çok materyal bulabilirsiniz.
Ermeniler ile Türklerin, Kürtlerin, Azerilerin ortak tarihleri vardır, dostluklarının veya sürtüşmelerinin olması doğaldır. Fakat Almanya nere, Ermenistan nere? Almanların Ermenilerden alıp veremediği nedir?
Yıl 1829, Rus Almanı Prof. Parrot Ararat çıkılmıştır diyor. Ermeniler Nuhun Dağının çıkılmazlığına inanıyor. Ermeni okulları kapatılıyor, Ermenice yasaklanıyor. Tarihin karanlık yüzü; komünizm inanç olmuştur. Klavuz Alman profesörler…
70-80 yıl sonra, benzer şeyler dağın bu tarafında oluyor. Tehciri İttihatçılara Almanlar empoze ediyor. O tarihlerde Osmanlı genelkurmayı Alman paşaların elinde. Yiğit Bulut bir programında değindi, tehcirde bütün belgelerin altında Alman paşaların imzası var. Tehcirin fikir babası, tehcir kararını aldıran ve uygulayan Almanlardır.
Ülkemizde dağcılığa meraklı 3-5 kişi Prof. Parrot'u Dağa ilk çıkan kişi olarak bilir. Bunun dışında ülkemizde Parrot'un kitabı ve kim olduğu bilinmez. Oysa Prof. Parrot devletçiliğin paygamberidir. Komünizm, devletcilik, yeni versiyonu ile Avrupa Birliği ideolojileri, Prof. Parrot inancına dayanır, Alman patentlidir. Bizdeki adıyla Devletçilik “Resmi Görüş” çelişkilidir, hukuk oturmaz, devlet kendini fesheder. T.C. nin bekası yoktur.
1829 insanlık tarihinde dönüm noktasıdır.
Almanların Ermenilerden alıp veremediği nedir? Biraz anlaşılıyor mu, bilmiyorum.
Gariptir. Komünizmin mucidi ve Avrupa Birliği ile halen en büyük uygulayıcısı olan Almanlar, Ermenilerin şahsında komünizmi ti ye alarak komünizmin mucidi ve savunucusu Ermeniler olduğunu sanırlar.
Radio Eriwan’a bi göz atın, parlak espriler de bulabilirsiniz.
Soru: Şimdi, Rus vatandaşlarının ev eşyalarını internetten ısmalayabildikleri doğru mu?
R.E. Doğru, teslimat da internetten yapılıyor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)