1829 yılında, Lituanyalı, Rus Almanı, bir Profesör Ararat’ın tepesine bir tabela dikti.
Bir Rus generalin emri doğrultusunda dikilen bu tabela ile
“Ulvi Kanun” iptal edildi,
Mülkiyet inkâr edildi,
Vatandaş devlete sadakate mükellef oldu,
Prof. Parrot peygamberin yerini aldı,
Devlet kutsallaştı, devlet inanç oldu dinin yerini aldı,
Asker, yargı, bürokrat dokunulmaz oldular.
150 yıl devletçilik veya komünizm ideolojisi dünyanın yarısına hakim oldu.
Parrot inancı (devletçilik, komünizm) çelişkili bir inançtır. Parrot diktiği tabela ile -öz olarak – bundan böyle devlet otoritesi çıkılamaz der, ben çıktım diyerek çıkılamaz dediği otoriteyi iptal (inkar) eder. Devlet çelişkisini göremiyor ve kendi kendini iptal ediyor.
1990 yılında komünizm kendi iç çelişkisiyle kendini iptal etti, çöktü.
1990 yılında en büyük komünist devlet kendini iptal etti fakat bizim de takipçisi olduğumuz devletçilik yok olmadı, sadece şekil değiştirdi.
Sovyetler Birliğinin yerini Avrupa Birliği aldı (Alman hukuk sistemi Prof. Parrot’un Ararat çıkışını resmi çıkış kabul eder. Avrupa Birliği Sovyetler Birliğinin yeni bir modelidir, sistem aynıdır, devlet esastır).
1982 yılında Ağrı Dağı resmi olarak turizme açıldı ve biz orada ülke olarak bir turizm deneyi yaşadık.
Devlet turiste bir protokol ile –görünüşte- resmen dağa çıkış izni vermişti. Bu protokol ile Dağ Turizmi yaptığımıza inanmıştık. Protokole katılan makamların temsilcileri her yıl toplanır, protokol günün koşullarına uyarlanır, yeni protokol metni yayınlanırdı. Protokol 3-5 yıl içinde devletin bütün kurumlarının görüşü alınan, 170 imza gerektiren, inanılmaz bir bürokrasiye dönüştü.
Devletin Türk, Kürt, Ermeni, Azeri veya Turist ayrımı yok. Devlet herkese eşit davranır, herkesi kendisine aynı derecede düşman görür. Devletin başka türlü inancı (yapılanması) yok. Protokolü İçişleri Bakanlığı İran İstihbaratı, Kaçakçılık ve Göçmen dairesi yürütüyordu. Turisti düşman gören yapılanma ile turizm yapılamayacağını anlamadık. 10 yıl içinde, turizm bürokrasiye, bürokrasi otorite karmaşası ve teröre dönüştü dağ kapandı.
1982 -1992 Turizm deneyimi Parrot inancını dağa bire bir uygulanışıdır, devlet yapılamasının bire bir maketidir.
Büyük Ağrı Dağını, dağın mesajlarını, kutsiyetini, Prof. Parrot’u en iyi bilmek zorunda olan biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıdır.
Araratın itibarı resmen iade edilmeli, Parrot inancındaki çelişki giderilmeli, inancın aslına paralel olarak “Devlet Otoritesi”nin asla çıkılmaması resmi görüş olmalıdır.
Dağ, inancın aslına göre turizme yeniden açılmalıdır.
Dağ inancın aslına göre turizme açıldığında, Ararat Kabe olacak, insanlık o dağdan çok şey öğrenebilecek, (Geminin parçası insanların öğrenme ihtiyacına karşılık verilmiş), Anayasa “Ulvi Kanun”a göre yapılabilecektir.
Mülk adaletin temelidir.
Devlet vatandaşın mülkünü ve mahremiyetini korumakla mükelleftir.
Anayasanın birinci maddesi böyle olmalıdır, Ulvi Kanun böyle diyor.
Ararat’ın mesajlarının bilinmesiyle “Sivil Anayasa”nın istinatları bulunacak ve başka bir dünya şekillenecektir…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder