Sn. Hikmet Sami Türk
Sn. İbrahim Kaboğlu
Sn. Selim Uslu (Hak-İş)
Mülkiyet ve mahremiyet kutsaldır.
Devlet vatandaşının mülkünü ve mahremiyetini korumakla yükümlüdür.
Ulvi kanun böyle diyor. Anayasanın birinci maddesi böyle olmalıdır. Böyle olunca Laz Hikmet veya Kürt Ahmet’in “Türk” olmak veya olmamak gibi gaye ya da kaygıları olmayacaktır.
Bugün (20.12.09) Cine5 te açık oturumunuzu izledim. Bir söz özellikle ilgi çekiciydi. Merhum Prof. Orhan Aldıkaçtı "Yaptığımız Anayasalar darbe anayasalarıdır, gücünüz yetiyorsa devrim yapın demiş". Ne güzel özet.
Oturumda sık sık sık AB normlarına, AB uyumuna vurgu yapıldı. Oysa Avrupa Birliği, tıpkı daha yeni model araba gibi eski Sovyetler Birliğinin bir gömlek yeni modelidir. Zira AB topluluğunun başını çeken Alman Hukuk sistemi de Sovyetler Birliğinin temelini oluşturan Prof. Parrot inancına dayanır. General Erivanski talimatlı Prof. Parrot Anayasası ise Ararat’ın tepesine çakılmış plakette yazılıdır.
Biz ülke olarak Ararat’ta bir deney yaptık. Genelkurmay Başkanlığı müsaadeli, “resmi turizm”.
1982 yılında Genelkurmay Başkanlığının koyduğu ve her yıl günün koşullarına uyarlanan, sonunda 170 imzalara ulaşıp tıkanan ve teröre dönüşen “turistik protokol”ün yerine bu gün nasıl bir sivil düzenleme getirilebilir?
Polemiksiz bir olgu “turizm”.
Genelkurmay talimatlı bir protokol “Turistik ve Sportif amaçlı Protokol”.
Bütün inançlarımızı, devlet yapılanmamızı “maket” olarak ortaya koyuyor.
Ben “denek” idim, olguyu bir kitapta topladım.
“Maket” üzerinde Prof. Parrot’un yanılgısını (açmazını, çelişkisini) görebilir, iki devire de şahit olmuş Anayasa profesörlerimiz olarak sizler merhum Prof. Aldıkaçtı’nın işaret ettiği ülkemiz için devrim şansımız olabilir, yapacağınız Anayasa ile AB ye de “normlar” önerebilirsiniz (kökü bizde inanç).
Sevgi ve saygılarımla,
Mustafa Bilgili
21 Aralık 2009 Pazartesi
Darbe Anayasası
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum: