10 yıl Ağrı Dağında turizm yaptım.
10 yıl dağda devlet ile adı konmamış savaş yaşadım. Bu kutsal dağda kim ne diyor…
Devlet resmen çıkın diyor, fiilen çıkarmıyor, çıkarmayışını turistin sakıncalı (düşman) olduğu faraziyesine (inancına) istinat ettiriyor (s. 264). Turisti düşman gören inanç ile turizm olmuyor, nafile. Nasıl yönlendirildik, turisti neden, nasıl düşman gördük…
Diğer taraftan sivil anayasa mümkün mü? İlişikteki askeri protokolün yerine bugün ne konabilir... Bu sorunun cevabı muhtemelen Avrupa Parlamentosunda da yok. Zira Alman hukuk sistemi de Prof. Parrot inancına dayanıyor.
Prof. Parrot kimdir, dayattığı inanç insanlığa ne getirmiş, ne götürmüştür.
“Turistik ve Sportif amaçlı Protokol” Parrot inancının dağa bire bir uygulanışıdır, devlet yapılanmamızın maketidir. Sorun maket üzerinde kuş bakışı görülebilir. Çözüm dağı tanımakla mümkün.
Sevgi ve saygılarımla,
Mustafa Bilgili
36 yorum: